MURAT ARAS'IN EVVELÝYATI

 

1973 yýlýnda Ankara'da vücuda geldi. Bir sene sonra yürümeye, iki sene sonra konuþmaya, üç sene sonra kafa ütülemeye baþladý. Ýlk ve ortaokulda parmakla gösterilen bir öðrenciydi. Çünkü iðrenç sivilceleri vardý. Ergenlikten ve ortaokuldan ayný zamanda mezun olup Deniz Lisesi denen askeri okula baþladý.

 

Heybeli'de mehtaba çýkmadan üç yýl

Askeri okuldan çabuk sýkýldý. Çünkü hergün sabah altýda kalkýp iki kilometre koþulmasýna ve sürekli silah eðitimleri yapýlmasýna raðmen savaþ mavaþ çýktýðý yoktu. Dersler diðer bütün liselerden daha kazýktý ve etrafta silgi düþürme numarasýyla eteðinin altýndan bakýlacak bir tane bile kýz yoktu. Bu sýkýcýlýk onu havadan sudan yazýlar yazmaya itti. Askerlik onda yazar olma kaþýntýsý baþlatmýþtý. Derhal orayý terketti.

 

Böyle buyurdu ÖSYM

1992 yýlýnda, her Türk genci gibi tercih kutucuklarýný þuursuzca karalayarak üniversite sýnavýna girdi. ÖSYM bilgisayarlarý kendisini Ankara Üniversitesi Ýktisat bölümüne layýk gördü. Dört yýllýk akademik eðitimini altý yýl boyunca "Akedemi"de sürdürdü. Akademi üniversitenin karþýsýndaki barýn ismiydi.

 

Akademi Barda içtiði biralar sadece yazarlýk kaþýntýsýný arttýrmamýþ ayný zamanda hayatýna basur kaþýntýsý da eklemiþti. Üniversite boyunca 6 ajandayý hikayelerle doldurdu. Ama ajandalar para etmiyordu. Derhal ajandalarý terketti.

 

Okul bitti þimdi ne olacak?

"Hayatýmý yazarak kazanmam lazým" düþüncesiyle yazdýklarýný dergilere yollamaya baþladý. Dergiler hiç oralý olmayýnca bu düþüncesini "sýçarým dergisine" þeklinde geliþtirdi. Fakat okuyabileceði bütün okullarý bitirdiði için artýk yan gelip yatma þansý kalmamýþtý. Yazýlarý para etmediði için adam gibi bir iþe girmesi gerekiyordu. O iþin adý bankacýlýktý.

 

Üniversiteyi fotokopiciden aldýðý ders notlarýyla bitirdiðinden olsa gerek banka sýnavlarý ona bayaðý kazýk gelmiþti. Bütün arkadaþlarý en kral bankalara girerken ona hep "kazanamadýnýz" cevabý geliyordu. Bankalardan gelen bu kibar cevaplar onu "sýçarým bankasýna" düþüncesine itti.

 

Aydýnlanma dönemi

Kim demiþ televizyon insaný köreltir diye. Televizyon bilakis Murat'ýn aydýnlanmasýna yol açtý. Evde oturmuþ kös kös dizi seyrederken bir anda dizileri de birilerinin yazdýðýný keþfetti. Hemen kýçýndan bir hikaye uydurup iki bölüm senaryo yazdý. Bütün "ilk senaryo" denemeleri "ayný evde yaþayan üç dört gencin" hikayesidir. Onunki de öyleydi. Yükledi senaryolarý diskete ve okuyup beðenecek birilerini aramaya baþladý. Ama bulamýyordu. Çünkü herkes Ýstanbul'daydý.

 

Sükutu hayal ve Ayrýlsak da Beraberiz

Ayný dergiciler gibi filmciler de pek oralý olmuyordu. Bir iki ay yel deðirmenleriyle savaþtý ve sonunda "sýçarým senaryosuna" diyerek atýndan indi. Bir gün yine kös kös otururken telefonu çaldý. Açtý konuþtu. Kapatmasýyla yola çýkmasý bir oldu. Telefondaki ses "Ayrýlsak da Beraberiz'i yazacak birileri lazým" demiþti. Kahpe felek insafa gelmiþti. Derhal Ankara'yý terketti

 

ve sonrasý...

Murat Aras o günden sonra dört yýl boyunca 220 bölüm Ayrýlsak da Beraberiz senaryosu yazdý ve yýlda 55 senaryo ortalamayla noterlerin haberi olmayan bir rekora imza attý. Artýk feleðini kahpe bulmuyordu.

Feleðindeki tek arýza kendisini vatani görevini yapmaya davet eden sarý zarflardý. Derhal Ýstanbul'u terketti

 

Askerden döndükten sonra ýsrarla yazmaya devam etti. Yazdýðý diðer diziler Ýki Arada Aþk, Karým ve Annem, Benden Baba Olmaz, Yalancý Romantik ve Papatyam dizileridir.